17 Haziran 2018 Pazar

Defne Sabunu

İçindekiler: 
Soğuk sıkım zeytinyağı
Defne yağı
Gıda tipi Hindistan cevizi yağı
Gıda tipi kakao yağı
Soğuk sıkım Hint yağı
Defne uçucu yağı
Sabunlaştırıcı, su

Üniversiteyi Hatay’da okumuş olmam ve mitolojik hikayesi nedeniyle, defne sabunu yapmanın ayrı bir heyecanı olur bende. "Sabungiller" ailesinin bu çok özel sabunu, çocuğu “Defne” olanlara, yolu Hatay’dan geçenlere gelsin! Doğa, Kumsal, Toprak, Ada, Nehir, Su, Pınar, Rüzgar, Çınar, Deniz, Doruk, Eylül, Ekin, Poyraz, Çağla, Irmak… ismini doğadan alanlara ve tabi ki bütün çocuklara gelsin. “Defne” bütün çocuklara umut olsun. Kardeşi “Zeytin” ise, tüm dünyaya barışı getirsin. Minik Defnelerin gerçek hikayesinde, Defneler yaptıklarıyla bütün güzel yüreklere kök salsın. Her mevsim yeşil kalabilen defne ağaçları gibi, bütün çocukların yüzünde de gülücükler eksik olmasın. Onlarla ilgili dileklerimden sonra, yine bir seçim arifesinde geleceğin yöneticilerinden, geleceğin seçmenlerinden bir isteğim olsun: “Başarıdan Önce, Rakibe Saygı!” Yoksa mitolojik hikâyede olduğu gibi, “Filler tepişir, çimenler ezilir.”



Apollon ve Dafni, Antik Yunan mitolojisinde anlatılan bir hikâyedir. Hikayeye göre Apollon, Peneus'u kızı su perisi Dafni'ye aşık olmuştur. Dafni'ye umutsuzca aşık olmasının nedeni, aşk tanrısı Eros'un oklarından birine hedef olmasıdır.
Apollon aslında çok iyi bir okçudur ve kendisiyle övünmeyi çok sever. Bir gün kendisi gibi iyi bir okçu olan Afrodit'in oğlu genç Eros ile karşılaşır ve onun okçuluk kabiliyeti ile ilgili alaycı sözler söyler. Buna karşılık, Eros öç almak ister ve iki ok hazırlar. Biri altın suyuna batırılmıştır ve saplandığı kişiye tutku ve sonsuz aşk verecektir. Diğer ok ise saplandığı kişiyi aşk ve tutkudan tamamen uzaklaştıracaktır. Altın ok Apollon'un kalbine saplanır ve Dafni'ye umutsuzca aşık olur. Fakat ne yazık ki diğer ok Dafni'nin kalbine saplanmıştır. Dafni, Apollon'dan sürekli kaçar ve aşkını reddeder.
Bir gün Dafni yine kaçarken Apollon'a yakalanır ve daha fazla dayanamayacağını anlar. Yunan Yer Tanrısı Gaia'dan "Ey toprak ana! Beni ört, beni sakla, kurtar!" diyerek yardım ister. Apollon tam Dafni'yi yakalayacakken, genç kızın vücudu birden ağırlaşmaya, ayakları toprağa doğru kök salmaya başlar, kolları dallara, saçları yapraklara dönüşür. Güzeller güzeli Dafni,, artık sonsuza dek Defne Ağacı olarak kalacaktır. Apollon ona ulaştığında kalp atışları halen duyulmaktadır. Bunu gören Apollon çok üzülür ve ağaca sarılarak ona çok aşık olduğunu, ağacı sonsuza dek yaşatacağını ve onu unutturmayacağını söyler. Defne ağacından aldığı yapraklarla kendine bir taç yapar ve bu tacı başından hiç çıkartmaz. Tüm Apollon heykellerinin başında gördüğümüz Defne yapraklarından yapılmış tacın kaynağı işte bu hikâyedir.
Bundan böyle Apollon'la özdeşleşen Defne yaprağı, kahramanların tacı olarak zaferi simgeler.
Bazı efsanelere göre bu olay, Antakya'nın Harbiye Beldesi’nde geçmiştir. (Bu arada Harbiye”nin 2012 yılında beri “Defne” adını alarak ilçe olduğunu da ekleyelim.) Bu efsanenin en önemli kanıtlarından biri Antakya Arkeoloji Müzesini'nde bulunan Apollon ve Dafni mozaiğidir. Ayrıca burada yaşayan halk, Harbiye'nin meşhur şelalelerine "Dafni'nin Gözyaşları" adını vermiştir. Üstelik bu şelaleler defne ağaçları arasından akmaktadır. Bu da öykünün Harbiye’de geçtiğini destekleyen önemli bir özelliktir.
Nobel ödülünü kazananlar için İngilizce "Nobel Laureates" ifadesi kullanılıyor. "Laureate" sözcüğü, defne dalları ve yapraklarından yapılan taç anlamına geliyor.

Antik Yunan'da müziğin, güzel sanatların, güneşin, ateşin ve şiirin tanrısı olan Apollon tarafından takılan defne tacı, spor müsabakalarının ve şiir yarışmalarının kazananlarına "gurur sembolü" olarak armağan ediliyordu.








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder